******>
******>******>******>******>
- bizde piyano ile ilgilenis gayet erkenden basladigi halde, ancak cumhuriyet devrinde esasli bir calisma yoluna gidilebilmis olmasi, buna karsilik balkan merkezlerinin daha evvel basarili sonuclara erismeleri, cidden uzerinde durulacak bir vakiadir.
bu vakianin sebeplerini arastiracak olusak basta 'alaturka-alafranga ikiligi' geldigini goruyoruz. ikiligin nazarî dedikodulari yalniz sozde ve yazida kalmamis, tuslarda dolasan parmaklar icin bile zararli olmustur.
1837'de istanbul'da olen sair aynî, bu ikiligi divaninda terennum ederken sarayda o zaman bulunan piyano (erard makali) -ki bunlar padisah turasiyla islemeli, musanna 'forte-piyano'lar idi- hakkinda gulumser dille sunlari yaziyor:
"bir âlâ sazdir forte-piâne.
sarab-i nagmeye hum-u yegâne;
usul-u erganon uzre nevâsi,
hemen santura benzer her havâsi.
esabî'le calar sazende ani
ider mebhut-u hayran ins-u cani;
nevâsin gus idup bezmi semâde
olur âhengine zuhre futâde."
taklit yollu her turlu piyanistlik heveslerine ragmen, tuslar uzerinde dolasan parmaklar, bestelenmis armoniler uzerinde calismaktan henuz sikiliyor, sol elin sarki ve pesrevlere irticalen refakat etmesinden keyif duyuluyordu. klâsik muzik can sikiyor, oynak dans havalari ustun tutuluyordu. bunun tarihe gecmis pek eski bir hatirasi bile var: ucuncu selim'in bati kulturune olan meylini hâtiralarinda anmis olan fransiz m. melling, bir fikrasinda sicileteyn elcisinin kizi ile fransiz eski izmir konsolosunu kizinin padisah hemsiresi hatice sultan'i nasil ziyaret ettiklerini ve bu guzel kizlarin orada dans edip calgi calislarini anlatirken diyor ki; "ikisi de takdim edilince sultan kendilerine pek ziyade iltifatta bulunup teveccuhle karsiladi, incelikle hatirlarini sordu, tebrik ve tehniye eyledi. hattâ bir 'erganon' getirilmesine emir buyurdu. matmazel amareux onunla turlu havalar caldi. ciddî ve ustatca parcalar pek az takdir topladigi halde, yuruk ve oynak olanlari orada bulunanlari teshir ediyordu. sonra her iki genc beaberce dansa kalktilar. zâtisahane parmaklikli bir paravana arkasina gizlenmis seyrediyor, kendisi olanlari gordugu halde, matmazeller huzurundan haberdar olmuyorlardi. m. melling hazreti sehriyarînin memnunlugu teblige memur olunca nezaketi selimiyeden son derece mutehayyir kilinmislar; iki genc veda ederlerken babalarinin mertebesine lâyik kiymettar armaganlarla taltife mazhar olmuslardir. zâtisahane gittikce avrupa san'atlari ile alâkalaniyordu."
mitaht fenmen; piyanistin kitabi, ankara/1947
.
0 yorum yazılmıştır